ANA SAYFA
  • Register
поздравления с новорожденным

İş Dünyası Haziran 2014

Türkiye’de satın alma ve birleşmeler - Satın alma ve birleşme işlemlerini yürüten olan uluslararası denetim şirketleri gelecek dönemde özellikle gıda ve tarım, altyapı ve lojistik sektörlerinde hareketlilik beklediklerini söylüyorlar. Deloitte Türkiye 2014’ün en büyük hareketliliğinin Migros ve Digitürk’te yaşanabileceğine dikkat çekerken, PwC Türkiye Türk şirketlerinin Avrupa’da şirket satın alma fırsatlarını kolladıklarını belirtiyor.

Küresel satınalma ve birleşmeler – 2014 yılı küresel satınalma ve birleşmeler yılı olabilir. 2007 yılı tarihin en çok şirket birleşme ve satın alma yılı olmuştu. 2007’de yılın ilk çeyreğinde rekor seviyede 1.4 trilyon dolarlık satın alma ve birleşme yapan ara bulucular sayesinde kurumsal güven sağlanmıştı. Fakat 2014 bu rekoru geçti. Geçtiğimiz ay Wall Street ve Londra Finans Merkezi’nde bir çok satın alma ve birleşme başvurusu oldu. Yılın başından bu yana toplam 1.2 trilyon dolar büyüklüğünde birleşme satın alma anlaşması olduğu belirtiliyor. 2007 yılına göre en önemli değişikliğin ise bu satın alma ve birleşmelerin finansmanlarının çok farklı şekilde yapılıyor olması (finansman nakitten hisseye kayıyor). Birleşmelerde telekomünikasyon ve ilaç aslan payını oluşturuyor.

Türkiye’de göçler – Türkiye’de 2012-2013 döneminde 2.534.279 kişi yaşadığı şehri değiştirdi, en fazla göç alan şehir İstanbul oldu. İstanbul’u sırasıyla Ankara, İzmir ve Antalya izledi. Sayısal olarak en fazla göç veren şehir ise Tokat oldu.

AB’de göçler – Beş yıldır süren ekonomik kriz, AB ülkeleri arasındaki göç hareketini değiştirdi. 2013 yazı boyunca günde ortalama 2.300 İrlandalı iş bulma ümidiyle başka bir AB ülkesine taşındı. İspanya’daki % 27 işsizlik oranı, 2012’de 280.000 gencin başka ülkelere göçmesine sebep oldu. Son 2 yılda ülkesini terk eden Portekiz’li çalışan sayısı 240.000. 25 yaş altı her 100 gençten 42’sinin işsiz olduğu İtalya’da durum farklı değil. 2013’te Farklı olarak sadece Almanya, 400.000 fazla verdi. Ekonomik kriz sebebiyle çalışanlarını Kuzey Avrupa’ya kaptıran Güney Avrupa ülkeleri, avantajlı bir durum olarak Akdeniz güneşinden, düşük vergilerden ve ekonomik kriz sebebiyle düşen fiyatlardan faydalanmak isteyen emeklileri çekmeye devam ediyor.

Plastik sektörü – Plastik Sanayicileri Federasyonu’nun (PLASFED) Plastik Ambalaj Mamulleri Sektör İzleme Raporu’na göre, 2012 sonu itibariyle Türkiye’nin miktar bazında dünyada 9. büyük plastik ambalaj üreticisi olduğu, Avrupa’da 3. sırada yer aldığı kaydedildi. PLASFED raporunda, plastik ambalaj sektöründe hızlı bir küreselleşme yaşandığı vurgulanarak, imalat yapan şirketlerin ölçeğini ve üretim miktarını büyütmesi, hatta şirket birleşmeleri ve işbirliği modellerinin oluşturulması gerekliliği vurgulandı.

İnşaat sektörü ve iş kazaları – Kalıp ve İskeleciler Derneği’ne göre (KALİSDER) inşaat sektöründe meydana gelen ve ölümle sonuçlanan kazalarının ortalama % 43′ü, yaralanmaların ise % 33′ü insan düşmesi sonucu gerçekleşiyor. Sektörde iskele ve kalıp sistemlerinin kullanımının yaygınlaşması öneriliyor.

Noterler - Adalet Bakanlığı Noterlik Yasa Tasarısı’na göre noterler en az 2.000 hukukçuyu, noter yardımcısı ve hukukçu yardımcısı olarak istihdam edecek. Yılda ortalama 28 milyon  işlem yapan noterler, yaklaşık 1 milyar 669 milyon liralık vergiyi Hazine’ye aktarıyor. Türkiye’de bulunan 1.771 noter, 5.600 kişiye istihdam sağlıyor. Türkiye Noterler Birliği, çalışmaların altyapısı olarak Konya’ya “felaket kurtarma merkezi” kuracaklarını açıkladı.

Jeotermal – 31.500 MWt olan jeotermal potansiyeli ile dünyada 7. Avrupa’da ise 1. sırada yer alan Türkiye, 114.2 MW kurulu elektrik kapasitesiyle dünyada 12. sırada bulunuyor. Türkiye’de 2005’te 173 olan keşfedilmiş jeotermal saha sayısı günümüz itibariyle 225 adede ulaşıyor. Maden Tetkik Arama (MTA) yetkilileri Türkiye’nin şu anda 100 metrekarelik 4 milyon evi ısıtabilecek jeotermal kaynağa sahip olduğunu söylüyor. Türkiye’de jeotermal enerjiden halen elektrik üretimi, ısıtma (sera ve konut), karbondioksit (CO2) gazı üretimi, endüstriyel mineral ve kurutmacılık ile termal ve sağlık turizmi gibi alanlarda yararlanılıyor. Elektrik üretimine uygun potansiyel içeren 25 adet keşfedilmiş sahanın tamamı Batı Anadolu’da yer alıyor. 10 yıl içinde jeotermal enerji üretimi için 5 milyar dolar, ısıtma, seracılık ve termal amaçlı diğer kullanımlar için de 1 milyar dolarlık yatırım yapılacağı belirtiliyor.

Kadın yöneticiler – Üst düzey yönetici seçme ve yerleştirme ağı IRC Global Executive Search Partners tarafından 18 ülkede yapılan ankete göre, üst yönetimdeki kadın sayısı artıyor. Ankete göre, ülkelerin % 53’ü son 5 yılda müşterileri arasında kadın yönetici oranının arttığını, % 47’si ise değişmediğini belirtiyor. Kadınların % 33’ü direktör, % 23’ü genel müdür yardımcısı, % 18’i genel müdür, % 18’i yönetim kurulu üyesi olarak atandı. Üst yönetimde kadın oranında artış olduğunu belirten ülkelerin hemen hepsi medyanın ve kamuoyunun, yönetimde kadınların artırılmasında baskı unsuru oluşturduğunu belirtiyor. Ülkelerin % 70’i üst yönetimde çalışan kadınların aynı düzeydeki erkeklerle ücretleri arasında fark olmadığını belirtiyor. Fark olduğunu belirten sayılı ülkeler arasında Almanya, İtalya, Finlandiya, İsviçre ve Hollanda var.

Eğitim yatırımı – HSBC’nin, 15 ülkede 4.592 ebeveynin katılımıyla hazırladığı “Eğitimin Değeri: Başarıya giden yol” başlıklı raporuna göre, Türkiye’de ebeveynler, kaynaklarının % 42’sini çocuklarının eğitimine ayırmayı planlıyor. Çocuklarının geleceği için eğitimden sonra gelen diğer öncelikler konusunda ise, kaynaklarının % 15’ini çocuklarının yeni iş kurmasına, %  9’unu ev almak için peşinat ödemesine ve % 8’ini ise uzun vadeli fonlara yatırmayı tercih ediyor. Türkiye’de ebeveynlerin neredeyse tamamı (% 99’u) çocuğunun üniversiteye gitmesini arzularken, iyi bir üniversite eğitiminden beklentileri ise mesleki/profesyonel eğitim sağlaması (% 43), işyerinde rekabet etme yeteneği kazandırması (% 41) ve gelir kazanma potansiyelini artırması (% 40) olarak ifade ediliyor. Her 10 ebeveynden dokuzu (% 87’si) çocuğunu daha iyi bir üniversite eğitimi için yurtdışına göndermeyi düşünebileceğini belirtiyor. Çocuğunu eğitim için yurtdışına göndermeyi düşünen ailelerin beklediği faydalar içinde yabancı dil becerileri kazanması % 82 ile ilk sırada yer alıyor. Uluslararası deneyim (% 65), farklı kültürleri anlamak (% 45) ve fırsatlara erişmek (% 40) yurtdışında eğitimin diğer önemli faydaları olarak öne çıkıyor.

Eğitim sektörü - Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi (ERG) “Türkiye Eğitim Sisteminde Eşitlik ve Akademik Başarı” başlıklı araştırma raporuna göre, 2012-2013 eğitim- öğretim yılında her 10 öğrenciden 3’ü ortaöğretime geçmedi. Engelli bireylerin sadece % 7’si lise ve üzeri okuldan mezunken, % 22’sinin son mezun olduğu okul ilkokul. İlköğretimde kaynaştırma yoluyla yani normal okullarda okuyarak eğitim alan 10 engelli öğrenciden yalnızca 1’i ortaöğretime devam ediyor.

Eğitim ölçümü PISA – OECD’nin ‘PISA 2012 Sonuçları, Yaratıcı Problem Çözme Becerileri’ başlıklı raporuna göre ülkemizde benzer matematik, fen ve okuma becerisi seviyelerinde bulunan meslek lisesi ve genel lise öğrencileri dikkate alındığında, meslek lisesi öğrencilerinin % 63′ünün yaratıcı problem çözme performansı, genel liselerde okuyan öğrencilerinden daha başarılı durumda. Ülkelerin eğitim sistemlerinin öğrencileri ne kadar iyi yetiştirdiğini ölçmek üzerine geliştirilmiş bir araştırma olan PISA 2012 verilerine göre Türkiye, katılımcı 65 ülke arasında genel ortalamada 45., matematikte 44., okuma-anlama becerilerinde 42., fen bilgisinde ise 43. sırada yer alıyor. Şangay bölgesi, Singapur, Hong Kong ve Kore PISA genel ortalamada ilk sıralarda yer alıyor. Ülkeler bazında karşılaştırma yapıldığında Türkiye; Yunanistan, Slovenya, İsrail ve Rusya gibi ülkelerin gerisinde; Endonezya, Ürdün ve Kazakistan’ın da aralarında yer aldığı pek çok Ortadoğu ve Asya ülkesinin önünde yer alıyor. Derse geç kalan öğrencilerin oranı % 35 iken Türkiye’de bu oran % 44. OECD ülkelerinde Okula geç kalan öğrencilerin diğer akranlarından matematik puanları 27 puan düşükken, Türkiye’de bu fark sadece 13 puan. Türkiye’de en az bir dersi kaçıran öğrencilerin matematik puanları diğer akranlarından 9 puan daha yüksek. Yani okula devam etmek ya da etmemek bir fark oluşturmuyor. En az bir tam gün okula gitmeyen öğrencilerin matematik puanları ise diğer akranlarından 7 puan daha yüksek ve Türkiye bu tabloyu sergileyen tek OECD ülkesi.

Tüketici elektroniği – Global tüketici elektroniği harcamalarının 2010 yılında beklenmeyen bir büyüme gösterdiğini kaydeden GFK, büyümenin 2011 ve 2012 yılında devam ettiğini, 2013 yılının durgun geçirilip yüksek büyümenin hazmedildiği bir yıl olduğunu, 2014 yılında % 1, 2015 yılında ise % 5’lik bir büyüme artışı beklediklerini belirtti. GFK ayrıca gelişmekte olan Latin Amerika, Afrika, Güneydoğu Asya ülkelerinin global satışlardaki payının arttığını, gelişmiş Asya ülkelerinde ve Batı’da düştüğünü, Kuzey Amerika’da gerileme beklediklerini, Güney Amerika ve doğu Avrupa’da değişiklik beklemediklerini belirtti.

Çin – Dünya Bankası Uluslararası Karşılaştırma Programı’na göre Çin, ABD ekonomisini 2019’da değil, 2014’te geçerek dünyanın en büyük ekonomisi olacak. ABD 1872 yılında İngiltere’den bu liderliği almış, o günden bu yana hep zirvede kalmıştı. Hesaplamalarda Hindistan, Japonya’yı geçerek 3. sıraya yerleşiyor. Rusya, Brezilya, Endonezya ve Meksika’nın en büyük 12 ekonomi içinde yer aldığı belirtilirken, yüksek maliyet ve yavaş büyümenin İngiltere ve Japonya’yı liderlikden uzaklaştırdığı belirtiliyor. Gerçek geçim maliyetleri inceleyen rapora göre dünyanın en pahalı dört ülkesi İsviçre, Norveç, Bermuda ve Avustralya olurken, yaşam maliyetinin en düşük olduğu ülkelerin Mısır, Pakistan, Myanmar ve Etiyopya olduğu belirtiliyor.

Dijital reklam ve çoklu ekran kullanımı – 30 farklı ülkede çoklu ekran kullanım ve davranışı hakkında yapılan Millward Brown 2014 AdReaction araştırmasının sonuçlarına göre Türkiye çoklu ekran kullanıcıları, ekran başında günde harcadığı zamanın %36’sını (104 dakika) simultane-eş zamanlı olarak TV ve dijital ekran üzerinde geçiriyor. Eş zamanlı ekran kullanımının %19’u “meshing” (TV izlerken aynı anda dijital araçlardan ilgili içeriği takip etmek) için ayrılırken, % 17’si  “stacking” (birbirinden bağımsız içerik tüketimi) için harcanıyor. Arta kalan %64’lük (184 dakika) ekran kullanım zamanı, ekranlar arasında geçiş yapılarak sağlanıyor. Tüketiciler arasında en yaygın olan tek ekran kullanım  (shifting) şekli, başka hiçbir ekrana bakmadan tek başına TV izlemek ve sonra akıllı telefona geçmek. TV’nin  dijital ekran kullanımı tetikleyen bir araç olarak, tabletle birlikte simultane kullanımı ise dünya ortalamasının altında kalıyor.

Dijital reklam yatırımları – Reklamverenler Derneği’ne göre  2013′te dijital reklam yatırımı %24 artışla 1.1 milyar TL’yi aştı, yılın ilk çeyreğinde yasaklar nedeniyle %20 düşüş yaşandı, VPN gibi uygulamalarla yurtdışı trafiği arttı. Dijital reklamın yaklaşık yarısı arama motorlarına gidiyor. Geri kalanını mobil, ilan sayfaları, oyun içi reklam ve e-posta reklamları oluşturuyor. Toplam yatırımların reklam sektörü genelinden aldığı pay % 19.5′e çıkmış durumda (dijital televizyondan sonra 2. büyük mecra konumuna gelmiş). IAB Türkiye’nin şubat ayı verilerine göre Türkiye’de 12 yaş üstü 28 milyon kişinin % 95′i (26.7 milyon kişi) sosyal medya kullanıcıları. Ülke nüfusunun % 44′ü. Türkiye internet kullanıcılarının online geçirdiği sürenin 3′te biri, sosyal ağlara ayrılıyor. 35 yaş üstü bireylerin sosyal medyaya ilgisi hızla bir şekilde artıyor. Kullanıcıların % 56′sını oluşturan erkeklerin sayısı geçen seneye oranla % 10 artışla 14.9 milyona ulaşırken, kadın sosyal medya kullanıcılarının sayısı % 2 artarak 11.8 milyona ulaşmış durumda.

Yatırım yapılabilir ülkeler – Bloomberg Piyasalar Küresel Yatırım Anketi’nin sonuçlarına göre en “yatırım yapılabilir” ülke arayışına verilen yanıtlarda Arjantin % 13, İran % 8, Ukrayna ve Venezuella % 5, Mısır ise % 4’lük bir oranla yatırımcılar tarafından tercih ediliyor. Son dönemde Ukrayna’daki karışıklıklar ve Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasıyla yükselen geriliminin ardından, yatırımcıların % 45’i Rusya pozisyonları için ‘sat’ uyarısı verirken, % 35’i ‘tut’ önerisi yapıyor. Anketin bu bölümünde yatırımcıların Rusya’dan çıkıp Türkiye’ye girmeleri gerektiği salık veriliyor. Hangi pazarlarda sürdürülemez bir balon seviyesi görüldüğü sorusuna yatırımcıların % 50’sinin yanıtı, internet ve sosyal medya hisseleri oluyor. %  36’sı henüz balon olmadığını fakat oluşmak üzere olduğunu düşünürken % 8’i ise balon oluşmaya başladığını ifade etti.

Lojistik – Uzmanların belirttiğine göre uluslararası taşımacılık yapan firmalarımızın önemli sorunları arasında özellikle İran, Bulgaristan ve Romanya firmalarının pazarımıza girme arayışları bulunuyor. Yabancı araçların boş girerek Türkiye’den  yük alma oranları 2013 yılında   115 bine çıktı. UND son 7 yılda, Türkiye’den karayoluyla gerçekleştirilen ihracat pazarında yabancılar lehine büyük bir değişimi vurguluyor. Geçen 7 yılda özellikle AB ülkelerinde, Türkiye’de kayıtlı araçlarla taşıma gerçekleştiren araçlara uygulanan “geçiş belgesi kotaları, ayrımcı transit ücretleri” gibi haksız kısıtlamalar sonucunda Türk taşımacıların ciddi bir pazar kaybı meydana geldi.

Anneler günü – Anneler Günü hasılatı şubat ayında kutlanan Sevgiler Günü’nü geçti. Perakende satış rakamları tüketicilerin, anneler gününde annelerine sevgililerinden daha çok hediye aldığını ortaya çıkarıyor. Son üç yıldır mayıs ayı ciroları şubata % 25 fark atıyor.

Gençlik istatistikleri – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan 2013 yılına ilişkin gençlik istatistiklerine göre, genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı % 16.6 oldu. Türkiye nüfusunun 2023’te 84 milyon 247 bin olacağı, genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranının da % 15.1 olarak tahmin edilirken, bu oranın 2050 yılında % 11.7’ye, 2075 yılında % 10.1’e düşeceği tahmin ediliyor. Türkiye’den sonra en fazla genç nüfusa sahip ülkeler % 15 ile Kıbrıs Rum Kesimi, % 14.7 ile İzlanda, % 14.6 ile Makedonya, % 13.8 ile Karadağ ve % 13.5 ile Litvanya. Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkelerse İtalya, İspanya, Slovenya ve Yunanistan. TÜİK istatistiklerine göre gençlere, onları hayatta en çok neyin mutlu ettiği sorulduğunda % 50.3’ü “sağlıklı olmanın” mutlu ettiğini belirtti. % 19.7’sinin mutluluk kaynağı ise “sevgi.” Türkiye genelinde 2013’te “gelecekten umutlu” olduğunu belirtenlerin oranı % 77’yken, bu oranın genç erkeklerde % 83.4, kadınlardaysa % 84.4 olduğu görüldü. En umutlu gençlerin % 93.9’la Kırıkkale, % 93.3’le Çanakkale ve % 93.2’yle Artvin’de olduğu belirtilirken, bu oranın en düşük olduğu iller % 65.5’le Yalova, % 67.3’le Ağrı ve % 68.9’la Muş olarak sıralanıyor. TÜİK’in, Ulusal eğitim İstatistikleri’nden derlediği bilgiye göre 2013 yılında lise ve dengi okul mezunu genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, % 49.5’le Karabük. Bu oranın en düşük çıktığı kentin ise % 13.9 ile Şanlıurfa olduğu dikkat çekiyor. Yüksekokul ve üzeri okul mezunu genç nüfus oranının en yüksek çıktığı şehirse, % 13.6 ile Eskişehir oldu.

Antibiyotik kullanımı – Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) araştırması, Türkiye’nin bakterilerin antibiyotik direncinin en yüksek olduğu ülkeler arasında hemen hemen tüm bakteri türlerinde ilk 3 sırada yer aldığını ortaya çıkardı. Bakteri direncinin artmasının AIDS’den bile tehlikeli olduğunu açıklayan WHO, ‘büyük küresel tehdit’ uyarısında bulundu.

Yabancı yatırımcılar – Yapılan araştırmalara göre Borsa İstanbul’da yatırım yapan ABD’li önde gelen 30 fonun portföy değeri 2013 yılı sonu itibariyle 6 milyar 697 milyon dolar, Avrupalı 30 fonun portföy değeri ise 9 milyar 552 milyon dolar. Toplam portföyler açısından bakıldığında Türkiye portföyü en yüklü olan fon Avrupa’da Norges Bank, ABD’de ise Lazard. Eylül-Aralık 2013 tarihleri arasında Türkiye’deki portföyünü en çok artıran fonlar arasında Londra menşeli BlackRock Investment Management başı çekiyor. Türkiye’deki portföyünü azaltan fonlara baktığımızda ise Dodge &Cox ve JP Morgan Asset Management fonu başı çekiyor.

Sınav ekonomisi - Her yıl milyonlarca öğrencinin katıldığı 30’dan fazla sınavı yapmak için 153 milyon liradan fazla para harcanıyor. Sadece LYS’nin beş oturumu için 35 milyon 752 bin 420 lira harcama yapılırken, sınavlarda görevliler için ödenen ücretler 84 milyonu buluyor. Uzmanların bildirdiğine göre 2011 yılında yaklaşık 1 milyon 700 bin kişinin katıldığı YGS için 32 milyon 399 bin 834 lira harcama yapıldı. LYS’nin beş oturumu için 35 milyon 752 bin 420 lira, sınavlarda görevliler için ödenen ücretler 83 milyon 896 bin 188 lira olarak belirlendi. Soru hazırlama ücreti olarak 1 milyon 370 bin 692 lira ödendi.

Gökdelenler – Dünya çapında çok sayıda kullanıcısı bulunan internet tabanlı sözlük Reddit’in geçtiğimiz günlerde açıkladığı rakamlara göre, Almanya’dan İzlanda’ya kadar Avrupa’daki 30 ülkenin yer aldığı listede Türkiye, sahip olduğu 417 adet gökdelenle ilk sırada yer aldı. Avrupa’da en az gökdelene sahip ülke olarak da 70 metreden yüksek iki bina ile İzlanda gösterildi. Araştırma, Avrupa’nın lokomotif ekonomilerinden Almanya’da 282, Fransa’da 201, İngiltere’de ise 261 adet 70 metreden yüksek bina olduğunu ortaya koydu.

Almanya ve Türk turistler – Alman Turizm Merkezi’nin yaptığı açıklamaya göre Türkiye’den seyahat amaçlı Almanya’ya giden kişi sayısı önemli oranda arttı. Son 4 yılda Almanya’da geceleme oranında % 65’lik artış sağlayan Türk turistlerinin % 60’ı tatil amaçlı seyahat ediyor. Bu seyahatlerin % 46’sı şehir ve etkinlik seyahati olarak gerçekleşiyor ve 2020 yılında Almanya’da Türkiye kaynaklı 800 bin geceleme yapılması bekleniyor. Türklerin Almanya’da en çok gittikleri eyaletler ise Bavyera, Kuzey Ren Vestfalya, Berlin ve Hessen olarak açıklandı.

İnsan kaynakları – Boston Consulting Group’un 34 ülkede 2304 yönetici ile yaptığı görüşme sonucu açıkladığı  İnsan ile Avantaj Yaratmak Raporu’na göre (Creating People Advantage) gelecek dönemdeki önemi yüksek olmasına rağmen, mevcut becerilerin yapabilirlik düzeylerinin düşük olduğu alanlar aşağıdaki gibi sıralanmaktadır: Yetenek Yönetimi ve Liderlik Gelişimi, Stratejik işgücü planlaması, Analitik İK ve Raporlama, Bağlılık ve Kültür Yönetimi. Türkiye başlığı altında yer alan, gelecekteki zorlukların sıralanmasında ise, daha farklı bir sıralama mevcut: Yetenek Yönetimi ve Liderlik Gelişimi, İK’da İletişim ve Sosyal Medya, Bağlılık ve Kültür Yönetimi, İK’da Hedef Çalışma Modeli, Stratejik işgücü Planlaması, Analitik İK ve Raporlama.

Düğün ekonomisi – İstanbul, bölgedeki ülkelerin düğün ekonomisine yön veriyor. TÜİK verilerine göre, geçen yıl Türkiye’de 600.138 çift evlendi. Bu evliliklerin % 15′inden fazlası İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’da, başta Arap ülkelerinden olmak üzere son yıllarda Hindistan, İran, Rusya, Azerbaycan ve Avrupa’dan çok sayıda çift evlendi. Düğün; mobilyasından beyaz eşyasına, mefruşatından züccaciyesine, mekanından organizasyonuna, kuyumundan gelinliğine, yemeğinden müziğine, nikah şekerinden davetiyesine kadar milyarlarca dolarlık bir ekonomi haline gelirken, bir düğünün ortalama maliyeti yaklaşık 50 bin TL olarak hesaplanıyor. Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği (YEPUD) verilerine göre Türkiye’de sadece düğün-etkinlik sektörünün cirosu 250-450 milyon dolar arasında bulunuyor. Dünyada ise bu alanda 170 milyar dolarlık bir ekonomi söz konusu. Yılda 1.000 yabancı çiftin Türkiye’de evlendiği tahmin ediliyor. Bir yabancı çiftin Türkiye’de evlenmesi, beraberinde 150-600 kişinin 3 gün 3 gece Türkiye’de para harcaması anlamına geliyor. Gelen davetlilerin belli bir ekonomik konumda olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’nin, düğün turizmine yatırım yaparak ciddi bir gelir elde edebileceği ifade ediliyor. Düğün için Türkiye’ye gelen turistin normal turistin 5 katı harcama yaptığı ifade ediliyor.

Girişimciler - 40 ülkeden 10 bine yakın üyesi bulunan Global girişimcilik ağı Entrepreneurs’ Organization’a göre girişimcilerin % 84’ü Türkiye ekonomisinin önümüzdeki 6 aylık dönemde küçüleceğini düşünüyor. Araştırmaya göre, Türkiye’de tam zamanlı çalışan istihdamı ve karlılık artacak, firmaların borç yükü azalacak.

Gençlik kampları – Türkiye’de Haziran ve ağustos arasında 16 yaş altı, 1.5 milyon öğrenci spor, sanat ve eğitim alanında kampa girecek. Türkiye Kamplar Derneği’ne göre özel sektör dışında bir çok okul, vakıf ve devlete ait kamplar bulunuyor. Bunlarla birlikte sayının 10 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Bu kamplarda 100 bine yakın eğitmen bulunuyor. Sektörün büyüklüğü 600 milyon liraya ulaşıyor. Dünyada kampçılık alanında en büyük pazar Amerika. Bu ülkedeki kampların sayısı 20 bine yaklaşıyor. Cirosu ise 22 milyar doları geçiyor. Ülkenin 2020 hedefi 30 milyar dolar civarında. Dünyada ikinci sırada ise Kanada bulunuyor. Avustralya, İsviçre, Rusya, İspanya ve İtalya gibi ülkelerde de kamp sektörü ciddi boyutlara ulaşmış durumda.

Pilotluk mesleği – Türkiye’de yaklaşık 750 yabancı pilot ile birlikte 5 bine yakın pilot görev yapıyor. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) yabancı pilot istihdamını kısıtlayıcı kurallar getirmesi ve Türkiye’nin havacılık sektöründeki 2023 hedefleriyle sektördeki pilot ihtiyacı büyüyor. Havayolları’nın verdiği uçak siparişleri göz önünde bulundurulduğunda sisteme önümüzdeki 25 yılda yaklaşık 350 adet uçağın gireceği tahmin ediliyor. Hava kargo, yangın söndürme ve hava ambulans gibi uçaklar da çoğalıyor. Silahlı Kuvvetlerden emeklilik veya istifa yoluyla ayrılan yıllık yaklaşık 100 pilotu da eklediğimizde Türkiye’nin 2023 yılına kadar yaklaşık 6 bin pilot ve kabin memuru açığı doğuyor. Açığı gören yatırımcılar özel uçuş okulları açıyor. Üniversiteler kendi bünyelerinde havacılık eğitim bölümleri kuruyor. Öğrenciler havacılık eğitim okullarına giderek daha fazla ilgi gösteriyor.

Küresel ısınma - IPCC’nin 5. Değerlendirme Raporu’nun ikinci bölümüne göre 21. yüzyılının sonuna kadar küresel ısınma ne düzeyde olursa olsun okyanus kaynakları küresel ölçekte azalacak, buğday, mısır ve pirinç üretimi hava ısısının artmasından dolayı olumsuz etkilenecek, 2050 yılına doğru özellikle Afrika ve Güney Amerika ülkeleri bu değişimden en fazla etkilenen ülkeler olacak. Su miktarının azalması kadar, kullanılan su kalitesinin sağlıksız olması da endişe yaratan bir diğer konu. Rapor, Afrika, Asya ve Avustralya’nın güneyinde kuraklıklar yaşanacağına, Avrupa ve Kuzey Amerika’da ise kaynakların daha fazla baskı altına gireceğine dikkat çekiyor. Rapora göre küresel ısınma, ekonomik büyümenin yavaşlamasına yol açacak. Bunun sonucunda dünya genelinde fakirliğin azalması zorlaşacak. Fakirlik ve ekonomik şokların artması ile birlikte dünya genelinde nüfus hareketlerinin artacağına değinen rapor, bunun çatışma riskini artıracağının altını çiziyor. Rapora göre küresel ısınma, kıyı bölgelerini daha fazla etkilemeye başlayacak. Bunun başlıca nedeni deniz sularının yükselmeye başlaması ve şehirleşmenin artması. Özellikle Avrupa, Asya ve Latin Amerika sel tehlikesinin en fazla hissedileceği bölgeler. Rapor, gelişmekte olan ekonomiler başta olmak üzere, dünyanın birçok yerinde sağlık sorunlarının artacağını tahmin ediyor. Sıcaklıkların artması, kötü beslenme, pis su veya gıdalardan kaynaklanan salgın hastalıklar temel nedenler arasında sıralanıyor. IPCC’ye göre, dünya genelinde yatırımların ciddi anlamda değişiklik göstermesi gerekecek. Fosil yakıt yatırımlarının her yıl 30 milyar dolar gerilemesi; düşük karbon kaynaklarına yönelik yatırımların ise her yıl 147 milyar dolar artması gerekiyor. Bu arada, ulaştırma, inşaat ve sanayi sektörlerinde enerji verimliliği yatırımlarının yılda 336 milyar dolar artması gerekecek. Sorunlara çözüm olarak alarm sistemlerinin kurulması; su depolanması ve doğru sulama tekniklerinin uygulanması; yeni tarım modellerinin geliştirilmesi; daha etkili aşılama yöntemlerinin bulunması; tehdit altında olan türlerin belirlenmesi; ekonominin çeşitlendirilmesi; fosil yakıtlar yerine enerji verimliliği sağlayan kaynakların tercih edilmesi; yeşil teknolojilerin desteklenmesi öneriliyor.

Biyokütle - Deloitte’un “Biyokütlenin Altın Çağı” raporuna göre yüzyıllardır ısıtmada kullanılan biyokütle, yeni teknolojiler sayesinde elektrik ve sıvı yakıt üretiminde de kullanılmaya başlanıyor.  2012 yılına kıyasla 2013 yılında %49 büyüyen biyokütleden üretilen enerjinin önümüzdeki yıllarda daha hızlı gelişmesi bekleniyor. Biyokütle santrallerinin teknolojisine göre atıklarının da tarım, endüstri gibi farklı kullanım alanları olduğunu ve ticari değerinin yüksek olabildiğini belirten uzmanlar, biyokütle yatırımcılarının gerek kül gibi yan ürünler, gerekse karbon sertifikaları olmak üzere elektrik satış gelirine ek gelirler temin etme imkânlarını bulunduğunu da ifade ediyorlar. Raporda, Türkiye’de lisanslı biyokütle santrallerinde ilk sırayı çöpten biyogaz üreten santrallerin aldığı belirtiliyor. Lisanslı toplam 23 çöp gazı tesisi bulunduğu ve lisanslı kapasitenin 2013 yılı sonu itibariyle 173 MW’a ulaştığı belirtilen raporda, işletmedeki kapasitenin de 131,17 MW olduğuna ve bu rakamın ülkenin çöp potansiyeli ile kıyaslandığında oldukça düşük kaldığı da belirtiliyor.

Biyonik atletli olimpiyatlar – İsviçre’deki robotik laboratuvarlarının oluşturduğu NCCR koalisyonu, Ekim 2016 yılında Zürih’te dünyanın ilk biyonik atletli olimpiyatlarını düzenliyor. Cybathlon’un amacı insan odaklı robotik teknolojilerin geliştirilmesi. Bu kapsamda biyonik atlet kavramını bir adım daha öteye götürecek olan Cybathlon’da engelli atletler sadece fiziksel değil, yazılım desteği de alacaklar. Sporcular, bisiklet yarışı, tekerlekli sandalye, dış iskelet, kol protezleri, bacak ve beyin bilgisayar arayüzü olmak üzere altı yarış alanında mücadele edecekler. Sporcular arasında tamamen felçli olanlar da yer alacak. Felç nedeniyle vücutlarını hareket ettiremeyen atletler, taktıkları cihaz sayesinde sadece düşünerek at ve otomobil yarışı yapacaklar. Brain computer interfaces (BCIs) olarak tanımlanan bu kategoride gerçekleşecek ve toplamda 5 – 10 dakika kadar sürecek yarışlar, stadyumdaki dev ekranlardan yansıtılacak. Yarışmaların sonunda, kazanan sporcu ile sporculara kullandıkları teknolojileri veya yazılımları geliştiren firmalar ödül kazanacak. Geleneksel olimpiyatların tersine, Cybathlon katılımcıları bilimsel ve mühendislik teknolojilerine sonuna kadar kullanabilecekler.

Yatçılık- Wealth-X’in raporuna göre yatçılık, ultra zenginlerin lüks harcamalarında üst sıralarda yer alıyor. Kimi zenginler yat sahibi olarak, kimi de kiralayarak tatilini denizde geçirmeyi tercih ediyor. Dünyada yat kiralamaya artan talep, daha büyük yat siparişlerini de beraberinde getiriyor. Bugün dünyadaki yat üreticilerinin üretim bandında 24 metreden büyük 735 yat inşası devam ediyor. Bu yatların 70 tanesi ise Türkiye’deki üreticilerin sipariş defterinde bulunuyor.

E-ölüm - E-ölüm endüstrisinin şirketi www.eterni.me facebook gönderilerinizi, e-postalarınızı, fotoğraflarınızı ve konuşmalarınızı tarayıp inceledikten sonra, yapay zeka algoritmasını kullanarak, sizin gibi davranabilecek bir avatar yaratmayı hedefliyor. Site tarafından gerçekleştirilecek olan 3 boyutlu dijital avatar hem size benzeyecek hem de sizin sesinize sahip olacak. Amaç siz öldükten sonra bir kısmımızı saklayabilmek.

Turizm - Turizm sektörünün en büyük iki pazarı olan Rusya ve Almanya’dan yapılan rezervasyonlarda sorunlar yaşanıyor. Mısır’daki olaylar nedeniyle geçtiğimiz yıl tatil için Antalya ve çevresini tercih eden Ruslar, bu yıl yaşadıkları devalüasyon nedeniyle en ucuzunu arama yoluna gidiyorlar. Almanya satışları ise siyasi otoriteler arasındaki polemikler sonucu zorlanıyor.

Tüketim harcamaları - Araştırma şirketi Ipsos’un DÜNYA Gazetesi işbirliğiyle hazırladığı Hane Tüketim Endeksi’ne (HTE) göre, tüketim harcamaları yerel seçimlerin ardından nisan ayında canlandı. Tüketimin canlanmasında, yılın ilk 3 ayının ertelenmiş talebi ile birlikte aile bütçelerinin yeniden yapılandırılması etkili olurken, dövizdeki panik atağın geçerek daha istikrarlı bir iklimin oluşmasının da tüketici güvenini artırdığı belirtildi.

Buğday fiyatları - Ukrayna ve Rusya arasındaki gerilimin önemli bir buğday üretim merkezi olması nedeniyle ‘dünyanın ekmek teknesi’ olarak nitelenen Karadeniz’den sevkiyatı aksatacağı endişesi uluslararası piyasalarda fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. Rusya’nın güneyindeki olumsuz hava koşulları ve Balkanlar’daki sellerden de destek alan buğday fiyatları yılbaşından bu yana % 10 yükselmiş durumda. Mısır fiyatları da yükseliş trendinde.

Bitkisel Üretim - Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2014 yılına ilişkin Bitkisel Üretim 1. Tahmini verilerine göre, tahıl ve meyve üretiminin geçen yıla göre azalması bekleniyor. Buna göre, üretim miktarının tahıl ürünlerinde % 10.1, meyvelerde % 4.5 azalacağı, sebzelerde ise % 1.3 artış göstereceği öngörülüyor.

Tahıl yeterliliği – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2012-2013 Bitkisel Ürün Denge Tablolarına göre “Tahıllar ve Diğer Bitkisel Ürünler” kategorisinde kırmızı mercimek yeterlilik derecesi % 122.4, buğdayın yeterlilik derecesi % 98, yem sanayinin en önemli girdilerini oluşturan arpanın yeterlilik derecesi % 91.8,  nohudun yeterlilik derecesi % 99.5, mısırın ise % 77.5 olarak gerçekleşti.  Yurt içi talebin büyük kısmının ithalat ile karşılandığı yağlı tohumlar ürün grubundan ayçiçeğinde % 52.5, soyada % 9.3 ve kolzada % 44 düzeyinde oldu.

Bakliyat yılı - Birleşmiş Milletlerin 2016 yılını bakliyat yılı olarak ilan etmesi, bulgur ve makarna üreticilerini harekete geçiriyor. Makarna, Bulgur, Bakliyat ve Bitkisel Yağlar Tanıtım Gurubu (MBTG), bulgurda inovasyon ve lezzet çeşitliliğini arttırmak hedefine odaklanmış durumda.

Yeşil İnternet - Dünya genelinde internete bağlı olan insan sayısının 2.5 milyar civarında olduğu tahmin ediliyor. İnternet kullanımındaki bu hızlı büyüme, offline dünyaya ait olan bir ürüne yönelik talebin ciddi boyutta artmasına neden oluyor: elektrik. İnternet kullanımı, 2020 yılına kadar elektrik talebinin de % 60 oranında artmasına neden olacak. Enerji kaynakları ne kadar kirli olursa, internet çevreye o kadar zarar verecek. Greenpeace, geçtiğimiz Nisan ayında “Clicking Clean” isimli bir rapor yayımladı. İnternet şirketlerinin ne kadar yeşil olduklarını ve yeşil interneti nasıl yarattıklarına dair bilgi içeren araştırmada Greenpeace, şirketlere puanlar veriyor. Enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayan şirketler sırasıyla Apple, Yahoo, Facebook, Google, IBM, Microsoft, HP vd. Greenpeace’den geçer not almayan şirketler arasında dikkat çeken iki isim : Twitter ve Amazon.

Bilişim pazarı – International Data Corporation’a (IDC) göre toplam bilişim pazarı dünya genelinde binde 5 oranında büyüdü ve yaklaşık 2 trilyon 570 milyar euroluk bir büyüklüğe ulaştı. Uzmanlar bu dinamizmin önemli bir bölümünün KOBİ’lerden kaynaklandığını dile getiriyorlar. Yapılan araştırmalara göre sadece Brezilya, Çin, Almanya, Hindistan ve ABD’deki KOBİ’lerin % 10’u teknolojiye daha fazla yakınlaşsa, 6 milyon yeni istihdam ve 770 milyar dolar gelir sağlayacaklar. Aynı şekilde Türkiye’deki KOBİ’ler teknolojiyi % 10 daha fazla kullansalar 15 milyar dolar ek gelir, 360 bin yeni istihdam sağlayacaklar.

IDC’ye göre, 2015′te dünyada bulut ve bulut ekseninde oluşan yeni iş kolları 14 milyon yeni iş fırsatı ve 1.1 trilyon dolara yakın bir gelir yaratacak.

Gelecek bilimi – Gelecek bilimci Thomas Frey’e göre, gelecek on yılın en iyi mesleklerinin % 60’ı henüz keşfedilmedi. Bu mesleklerin keşfedilecekleri yer ise Afrika. İşte önümüzdeki yıllarda işsizliğe çözüm olacak meslekler: çeşitlilik tasarımcısı, sağlık koçu, ekosistem savunucusu, besin bankacısı, küresel ısınma uyum ajanı, fare eğiticisi (!).

Gelişen Ülkeler İndeksi - Yıl başından bu yana MSCI Gelişen Ülkeler Endeksi yaklaşık % 3 değer kazanırken, Türkiye % 21.6 ile endekste en hızlı yükselen ülke oldu. Son bir yıl içinde teşviklerden çıkışa karşı en kırılgan gösterilen beş ülke son haftalarda en iyi çıkış grafiği çizenler arasında yer aldı. Reformist Başbakan Modi’nin ekonomiye doping etkisi yaratacağı beklentisiyle Hindistan borsası yılbaşından bu yana % 16 yükselirken, Endonezya % 21, Brezilya’da ise endeks % 2.54 yükseldi. Brezilya’da son üç ay içindeki yükseliş ise %  11’den fazla. Geçen ay % 14 artış yasayan Rusya’da ise borsa Ukrayna gerginliğiyle kayıp verdi.

Dünya Kupası – FIFA bu yıl Dünya Kupası’na katılan takımlara, hakemlere ve organizasyonda yer alanlara 576 milyon dolar dağıtacak. Kupayı kaldıracak takım 35 milyon dolar para kazanacak. İkinci kez Dünya Kupası’nı düzenleyen Brezilya, bu turnuva için başta yeni stat inşası ve modernizasyonu olmak üzere, konaklama, ulaşım, haberleşme ve iletişim altyapıları dahil yaklaşık 11 milyar dolar harcadı. Gruplardan çıkarak elemelere kalan 16 ülke takım başına sekizer milyon dolar daha kazanacaklar. FIFA bu Dünya Kupası’nda oynayan oyuncular için, oyuncu başına takımlara günlük 2 bin 800 dolar ödeme yapacak. Başta Adidas, Emirates, Sony, Visa, Hyundai ve Coca-Cola gibi dünyanın en değerli şirketlerinin sponsorluklarının bulunduğu bu organizasyon nedeniyle sadece naklen yayın, isim hakkı satış ve pazarlamasından 3 milyar dolara yakın bir gelire ulaşacağı konuşuluyor.

Çocuklarda obezite – Sağlık Bakanlığı koordinatörlüğünde yapılan “Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması” sonuçlarına göre : beden kitle indeksine göre çocukların, % 22.5’ i şişman (kilolu dahil), % 2,1’ i zayıf; erkek çocukların % 23,3’ü şişman (kilolu dahil), kız çocukların % 21,6’sı şişman (kilolu dahil); boya göre sınıflamada çocukların % 2.3’ü bodur (ciddi bodur dahil); vücut ağırlığına göre çocukların % 2.3’ü zayıf (ciddi zayıf dahil).

İstihdam öngörüleri - Manpower 2014 ikinci çeyrek İstihdama Genel Bakış Araştırması, Türkiye’den temsili 1.000 işverenle ile görüşme yapılarak gerçekleştirildi. Türk işverenler, 2014’ün 2. çeyreği için sağlıklı bir işe alım beklentisine sahip. İşverenlerin %33’ü istihdam düzeyinde artış beklerken, %7’si düşüş olacağını ve %59’u herhangi bir değişiklik olmayacağını öngörüyor. İşverenler 11 sektörün tamamında, önümüzdeki çeyrekte istihdam artışı öngörüyor. En güçlü istihdam piyasaları, Net İstihdam Görünümünün +%33 olduğu Üretim sektöründe ve Görünümlerin +%32 olduğu İnşaat ile Restoran ve Otelcilik sektörlerinde bekleniyor. Öte yandan, işe alım beklentileri % 11 puanlık önemli bir düşüş gözlemlenen Elektrik, Gaz ve Su sektörü, Finans, Sigorta, Gayrimenkul ve Kurumsal Hizmetler sektörü ile Kamu ve Sosyal Hizmetler sektörü dahil toplam beş sektörde güç kaybediyor. Görünümler, İnşaat ile Toptan ve Perakende Ticaret sektöründe sırasıyla %  8 ve 6 puan düşüyor.

Felçli hastalara bakım - Türkiye’de her yıl 125 bin kişi beyin felci geçiriyor. Yaklaşık yarısı bakıma muhtaç hale gelen bu hastaların büyük bir kısmı ise kamu ve özel hastanelerde yeterli yatak olmadığı için evde bakım görüyor. Bu durumda da doğru yöntemleri bilmeyen hasta bakıcısı veya yakını, 22 farklı psikolojik hastalıkla mücadele etmek zorunda kalıyor.

Çevre istatistikleri - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2012 yılına ilişkin çevre istatistiklerine göre çevresel harcamalar 2012 yılında 17,6 milyar lira olarak gerçekleşti. Çevresel harcamaların % 73,1′i kamu sektörü, %  26,9′u iş sektörü tarafından yapıldı. Karbondioksit eşdeğeri olarak toplam sera gazı emisyonunun 1990 yılına göre % 133,4 artış göstererek 439,9 milyon ton olduğu tahmin edildi. Çevresel vergi tahakkuku ise 59,3 milyar lira oldu. Çevresel vergilerin % 67′sini enerji vergileri, % 31′ini ulaştırma vergileri, % 2′sini ise kaynak ve kirlilik vergileri oluşturdu.

E-ticaret - Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) verilerine göre webden yapılan alışverişlerde işlemlerin yoğunlukla 11.00-12.00 ve 14.00- 16.00 saatleri arasında yapıldığı görülüyor. Webden yapılan alışverişlerde ortalama tutar (sepet büyüklüğü) 163 TL olurken, kartlı işlemlerde bu tutar 127 TL düzeyinde gerçekleşiyor. Kullanıcı, kargo planlaması nedeniyle en çok salı ve çarşamba günlerini tercih ederken, işlemlerin % 40’ını 31-40 yaş aralığının yaptığı gözleniyor. Yapılan işlemlerin %  37’si taksitli, % 63’ü ise tek çekim olarak yapılıyor.

Kaynak : danismend.com

Ziyaretciler

0162810
Bugün
Dün
Bu Hafta
Hafta
Bu Ay
Ay
Toplam
105
254
585
134797
2463
3422
162810

IPniz: 54.144.57.183
Server Time: 2017-11-24 16:29:22